Dekorasyon Koçluğu
Dekoratif olarak fikir almak için pek çok sebebiniz olabilir. Dekorasyon koçluğu ile, işinizin herhangi bir aşamasında öncesine veya sonrasına bakmaksınız danışmanlık alabilirsiniz.Bir mimar ile veya içmimar ile çalışıyor olabilirsiniz. Yine de sizinleyim.
Devamı »FengShui Danışmanlığı
Her birimiz, her birimizle ve her şey ile kuantum düzeyinde bir arada ve etkileşim içindeyiz. İçinde yaşadığımız dünyanın görünmez iplikçikleri ile birbirimize bağlıyız. Hiç birşey basitçe eşya, duvar, renk veya ses değil. Başarı için varoluşun enerji düzeyine dokunmak gerekli.
Devamı »Mimari Danışmanlık
Mimari Danışmanlık almak için, Projelendirmek istediğiniz, baştan sona tüm mimari aşamalarını profesyonel bir içmimara teslim etmek istediğiniz bir planınız varsa, evinizi veya işyerinizi dekore etmek istiyorsanız içmimari danışmanlık alabilirsiniz.
Devamı »
Medyada yer alan yazılarıma ulaşmak için yandaki ikonu tıklayabilirsiniz... NTV yazılarım haricinde, beni her Pazar Akşam Gazetesinde okuyabilirsiniz..
İçmimar Funda Ceyhan
Bak şu Cin’e…
Hani diyorum ki, yılbaşı için gittiğiniz ziyaretten dönerken karşınıza lambanın cini çıksa ve bu cin dileklerinizi gerçekleştirmek yerine sizden bazı isteklerde bulunsa.
Öyle bir lamba cini düşünelim ki, ev istesin, araba istesin, aşk istesin, gezip dolaşmak istesin, ratingleri yüksek lambalar arasında aranan ve başarıları ile anılan bir cin olmak istesin.. Ben böyle bir cine ne söyleyeceğimi henüz bulamadım. Hem bu cine ne olmuş olabilir ki? Kendi hayallerini gerçekleştirmeyi unutmuş olabilir mi?
Uzun zamandır ev ziyaretlerinde bulunuyorum. Son derece ilginç hikayeler ile karşılaştım. Dünyanın kaderini yönetmese de, neredeyse bu sözü söylemeyi gerektirecek kadar insanların kaderlerini yönlendiren, yazgılarını değil ama, kader serüveninde nasıl yol almaları gerektiğini öneren bazı insanların da özel yaşamlarını ziyaret etme imkanım oldu. Başkalarının Cini iken, kendi hayatları adına bir şey yapmakta atıl kalmışlardı. Başarılarının sınırları yoktu. Başkalarının hayatlarına sihirli değnek gibi dokunmuş ve yüzlerce, binlerce insanın hayatını değiştirmişlerdi. Gülümseyen pek çok yüzün sebebi onlardı ama ben evlerini ziyaret ettiğimde, beklemediğim yüz ifadelerini de onlarla birlikte buldum.
Mükemmelliği giden yolun, sivri kayalıklar ile dolu bir etabında takılı kalmışlardı. Hedefleri mükemmel olmaya çalışırken, nasıl görünmeleri gerektiğine öylesine büyük bağımlılık geliştirmişlerdi ki, dışarıdan bir öneri ile hayatlarına lezzet getirecek şeyleri önerdiğimde ilk tepkileri, anlaşmış gibi kocaman bir hayır oluyordu.
Ben bir cin değilim. Evini ziyaret ettiğim kişiler de değiller. Fakat mucize gibi görünen değişimler yaratmayı başardığınızda, bir lambanın buharından ışıklar içinde çıkmış bir cin gibi karşılanıyorsunuz. Mucizenin içimizde yaşadığını ve sarılıp okşanması gereken bir şey var ise, kendi ruhsal varlığımız olduğunu başkalarına hatırlatıyoruz ancak kendimiz hemen unutuyoruz. Hatırlamak zamanı geldiğinde de, kurulu düzenleri bozmak ve yıllarca emek sarf edilmiş mücadelelerin sonuçlarını başkalarına öylece hediye etmek telaşından değişime hayır diyoruz.
Kendi hayatınızın Cin’i olsaydınız ne yapardınız?
Sizi engelleyen öteki lambanın Cin’i mi? Onunla bir anlaşma yapmaya ve beraber yürümeye ne dersiniz. Demem şu ki; anlaşmayı red etmeye eğilimli pek çok olasılık ile de karşılaşsanız, en büyük engelin ne olduğunu fark etmeden yolu aşamazsınız. Ki bu sizsiniz. Daha iyiyi hak ettiğinize kendiniz inanmaz iseniz, başkalarının hayatlarında kalıcı ve alkışa değer değişimleri nasıl gerçekleştireceksiniz. Her dileğin içeri hakkında ön koşullar öne sürüp, hem olmasını dileyip, hem de ya olmazlar ise ile enerjisini düşürürseniz, neler olacağını umuyorsunuz.
Biraz sihir yapalım mı?
1. İsteklerinizin büyük ve yerine getirilmez olduğunu düşünmekten vazgeçin.
2. Tanrı’yı güldürmek isterseniz ona planlarınızdan bahsedin derler. Plan yapar ve hayal kurarken, onun nasıl olacağına dair gerekçeler belirlemeyin.
3. Dilek tutmayı, içtenlik ve samimiyet ile sadece kendinize ait bir şey istemeyi ihmal etmeyin. Birey olarak biricik ve eşsiz olduğunuzu, tüm olayların tanığı olan siz olmaksınız bütün yaratım deneyiminin eksik kalacağını ve çok önemli olduğunuzu unutmayın.
4. Zamana, akışa ve yaratıcıya güvenin. Olması gereken, olması gerektiği zamanda olacaktır.
5. Umutsuzluk, mutsuzluk, çaresizlik gibi enerjileri aktif tutacak ruh hallerinden uzak durun. Bu durum siz onu korudukça enerjisini güçlü tutmaya ve umut içeren her şeyi uzak tutmaya devam edecektir. Bu tutum işaretleri görmenize engel olur.
6. İsteklerinizin gerçekleşmesine dair sınırları, yaratıcı mekanizmanın kendi içsel dengesi içinde koruduğuna inanıyorum. Bu yüzden, isteklerinizi ve miktarlarını yargılamayın. Neyin fazla veya neyin istenemez olduğunu yaşamın akışı içinde görmek için kendinize fırsat tanıyın. Deneyim mucizesinin tanığı olmak için cesaretli olun.
7. Sabır etmeyi tercih edin. Kızgınlık; dileklerinizin gidişatını ve sonuçlarını sadece aleyhinize değiştirir.
8. Yaratıcı mekanizmanın, insani endişeler taşımadığını unutmadan, sonuçları da insansı yöntemler ile olacağına dair beklentinizi beklemeye alın. Mucizeler bizim için..
Sevgilerimle, mutlu bir 2012 geçirmenizi dilerim.
Funda Ceyhan
(Akşam Gazetesindeki köşe yazımda yayınlanmıştır)
Köprüler

İki kıyıyı birleştirmenin, iki birbirine ulaşmaz değeri bir araya getirmenin büyük bir sorumluluğu ve nihayetinde büyük bir mutluluğu var. Köprüler bütün dünyada tasarımcılar tarafından sınırları zorlayarak tasarım yolculuğuna devam ediyor. Metal konstrüksiyonun uzun açıklıkları geçme sevdası, farklı tasarımların yaratılmasına ve insanın bedensel zafiyetlerini hatırlatmaya, gücünü göstermeye devam ediyor. read more
Saksı
Saksı diyip geçmeyelim.. Çiçekler her zaman en iyi yeri hak ediyorlar. Bu konuda sınırları zorlayabileceğimizi gösteren nefis bir örnek. Resmin üzerine tıklayarak, daha büyük olarak görebilirsiniz.
Özgürlük
Her gün eve, yarışmanın birincisi olarak giriyorum. Beni bütün gün taşımış olan ayakkabılarımı özenle yuvalarına yerleştirdikten sonra, üzerime doğru koşan siyah beyaz fransızbulldog’umun sevgisine boğuluyorum. Kedim Badem zaten girişte bekliyor. Mauvv.. Mauvvv….İçeride daha sarılmayı bekleyenler var. Sıraya giriyorlar.
% 51 Yarın
Her gün, yeni bir gün; ancak nedense her yeni güne, eskileri taşıyoruz… ‘Bizi biz, günümüzü gün yapan eskilerdir’ kesin tespitiyle yol almaktayız. Hatıralar işin içine karışıyor. Hatıralarımızı geleceğimizi oluşturan günlerin tadı tuzu yaparken, çoktan terk edilmiş olması gerekli olanlar da bizimle beraber her yeni doğan güne katılıyor.
Biz bu sırada pek çok şeyi ertelemiş oluyoruz.
İyileşmeyi, farkındalık kazanmayı, ben değerini fark etmeyi, fedakarlıklarımızın sınırlarını düzenlemeyi, söylenmemişleri söylemeyi, söylenmiş olanlar için özür dilemeyi… read more
Geri Dönüşüm Kutumuz Dolu..
İtiraf ediyorum… Tuzağa düştüğümü kabul ediyorum.
Sizlere dünyayı, bir bilgisayar programının geri dönüşüm kutusu zannederek, boşalt tuşuna basınca ebediyen yok olacağını zanneden sanal insanların arasından sesleniyorum.
Bu satırları yazan makinenin tutsağıyım.
Guttenberg’in ne düşündüğünü hiç bilemeyeceğim.
Ama, bir fikri daha çok insana duyurmanın muhteşem yolunu bulup engizisyonun hapseden tutsaklığına inat yaptığı ile duyduğu gururu ve sevinci hayal edebiliyorum.
Dünyanın arsız çocuklarından biriyim ben de. Bu toprakları seviyorum. Başka bir gezegenim yok henüz. Atsam atılmıyor, satsam hiç satılmıyor. Almaya birilerinin gönlü olsaydı da veresim yok gibi. Daha yapacak çok şey var burada. read more
Mektubunuz Var..
Benden sana bunu yapmamı isteme. Artık sessiz kalamam. Terastan, vadiye akan suyun peşinden gitmek istiyorum. Aslında seni de götürmek istiyorum. Tüm bunları izliyorken, sensiz kalamam.
Vadi önümde öylece uzanırken, ben sırtımı dağların hırçın kayalarına verdim. Evim gibi güvende hissediyorum kendimi. Ama ah o gitmelere arzu yok mu önüm sıra. Bu nehir, bu vadi, beni buralardan edecek.
Ben sonsuz bir yaşam dilemiyorum ki. Burada olduğum yerde, gökyüzünün ve yeryüzünün değişimlerini izliyorum. Onlar akıp giderken ben kalıyorum diye üzülmüyorum. Ben de başka türlü gidiyorum.
Her gün, dağların üzerinden yükselen kartalla uçup gidiyorum, vadi o zaman görünür oluyor. Zayıf bir iradeye ve çelimsiz bacaklara inat, kanatlarım var. Geleceğimi yaratmak ve koşamamaya direnmek için bende olmayanlara yanaşıyorum. read more
Mor Çizgili Keten Helva..
Elimde kalem, kağıdı maviliyorum da maviliyorum. Gökyüzünü boyamak için kalemim yetmez ama bir koltuk yapabilirim. Yuvarlak bir koltuk çiziyorum, döne döne uyumak istiyorum. Sonra içinden bir parça koparıyorum, koltuğum yarım ay gibi olsa da şöyle önünde yuvarlak, lake, beyaz bir sehpam mı olsa? Beyazı beyazla boyayamıyorum. Hayal meyal bir çizgiyle geçiyorum kenarından. Hafiften beliriyor sehpam. Mor kalemimi elime alıyorum. Bir kez daha geçiyorum kenarından. İçim pembe çekiyor. Ama durmam lazım. Yoksa şekerci dükkanına dönecek kağıt. Çiziyorum, çiziyorum. Ev bitiyor. Şöyle sehpaya bir kağıt helva koyma zamanı. Yanına bir kahve, biraz da likör. Sehpanın üzeride mor çizgili kağıt helvam beliriyor. Şimdi çizimim bitebilir. Şimdi içinde yaşayabilirim. Şimdi koltuğun bir kenarına kıvrılıp uyuyabilirim. Kedimi kül gri yapıyorum. Dayanamayıp pembe bir terlik yanaşıyor koltukla sehpanın arasına. Aydınlatmam da tamam. Rüya gibi oldu kağıt. Artık danışanıma gidebilir, gerçekliğe dönüşebilir. read more
e-mektup’larımı almak için
FACEBOOK GRUBUMUZ
Seçin
Funda’nın Çekmeceleri
Fısıltılar
- Akıl Şeytanı mı, Duygu Şeytanı mı ?
- Anlat
- Başak Tarlalarında
- Belki gitmem gerekmez..
- Bilsem..
- Bir Bayram Günü
- Bir kaç ölçü Cesaret..
- Bir keşiş, İki suret
- Bir ömrü savurduk..
- Birbirimiz İçin Her şeyi Yaptık mı?
- Dinle Dost
- Geldiğim Yerde..
- Gelir misin?
- Gönlünü Aç İnsanoğlu..
- Gözlerin
- Her kim ki..
- Hiç Aşık Oldunuz mu Peder?
- İlmeklerde Asılı Sözler..
- Kadınlar
- Kalanlara Yazmak Düşer
- Kendime
- Kendin Olmak
- Kime Anlatacağım?
- Kısrak
- Kuğu
- Rüyaları sevdim
- Şafak
- Sarılmalara Koşmak
- Sen dinlemedin..
- Sen ve Ben…
- Sonbahar
- Söylemeye Çalıştık
- Söz Uçar, Yazı Kalır..
- Susma
- Susuyorsun..
- Tanrı’ların Yurdundan
- Uzakları Sev..
- Yağmur
- Yaşamak Aşkı
- Yıldızlar
- Yollar
9 Kutsal Bahçe
Arşiv
- Ocak 2012 (1)
- Kasım 2011 (4)
- Ekim 2011 (7)
- Eylül 2011 (1)
- Temmuz 2011 (2)
- Haziran 2011 (2)
- Mayıs 2011 (3)
- Nisan 2011 (7)
- Mart 2011 (18)
- Şubat 2011 (7)
- Ocak 2011 (1)




















