Bak ÅŸu Cin’e…

2012 senesine nihayet geldik.

Hani diyorum ki, yılbaşı için gittiğiniz ziyaretten dönerken karşınıza lambanın cini çıksa ve bu cin dileklerinizi gerçekleştirmek yerine sizden bazı isteklerde bulunsa.

Öyle bir lamba cini düşünelim ki, ev istesin, araba istesin, aşk istesin, gezip dolaşmak istesin, ratingleri yüksek lambalar arasında aranan ve başarıları ile anılan bir cin olmak istesin.. Ben böyle bir cine ne söyleyeceğimi henüz bulamadım. Hem bu cine ne olmuş olabilir ki? Kendi hayallerini gerçekleştirmeyi unutmuş olabilir mi?

Uzun zamandır ev ziyaretlerinde bulunuyorum. Son derece ilginç hikayeler ile karşılaştım. Dünyanın kaderini yönetmese de, neredeyse bu sözü söylemeyi gerektirecek kadar insanların kaderlerini yönlendiren, yazgılarını değil ama, kader serüveninde nasıl yol almaları gerektiğini öneren bazı insanların da özel yaşamlarını ziyaret etme imkanım oldu. Başkalarının Cini iken, kendi hayatları adına bir şey yapmakta atıl kalmışlardı. Başarılarının sınırları yoktu. Başkalarının hayatlarına sihirli değnek gibi dokunmuş ve yüzlerce, binlerce insanın hayatını değiştirmişlerdi. Gülümseyen pek çok yüzün sebebi onlardı ama ben evlerini ziyaret ettiğimde, beklemediğim yüz ifadelerini de onlarla birlikte buldum.

Mükemmelliği giden yolun, sivri kayalıklar ile dolu bir etabında takılı kalmışlardı. Hedefleri mükemmel olmaya çalışırken, nasıl görünmeleri gerektiğine öylesine büyük bağımlılık geliştirmişlerdi ki, dışarıdan bir öneri ile hayatlarına lezzet getirecek şeyleri önerdiğimde ilk tepkileri, anlaşmış gibi kocaman bir hayır oluyordu.

Ben bir cin değilim. Evini ziyaret ettiğim kişiler de değiller. Fakat mucize gibi görünen değişimler yaratmayı başardığınızda, bir lambanın buharından ışıklar içinde çıkmış bir cin gibi karşılanıyorsunuz. Mucizenin içimizde yaşadığını ve sarılıp okşanması gereken bir şey var ise, kendi ruhsal varlığımız olduğunu başkalarına hatırlatıyoruz ancak kendimiz hemen unutuyoruz. Hatırlamak zamanı geldiğinde de, kurulu düzenleri bozmak ve yıllarca emek sarf edilmiş mücadelelerin sonuçlarını başkalarına öylece hediye etmek telaşından değişime hayır diyoruz.

Kendi hayatınızın Cin’i olsaydınız ne yapardınız?

Sizi engelleyen öteki lambanın Cin’i mi? Onunla bir anlaşma yapmaya ve beraber yürümeye ne dersiniz. Demem şu ki; anlaşmayı red etmeye eğilimli pek çok olasılık ile de karşılaşsanız, en büyük engelin ne olduğunu fark etmeden yolu aşamazsınız. Ki bu sizsiniz. Daha iyiyi hak ettiğinize kendiniz inanmaz iseniz, başkalarının hayatlarında kalıcı ve alkışa değer değişimleri nasıl gerçekleştireceksiniz. Her dileğin içeri hakkında ön koşullar öne sürüp, hem olmasını dileyip, hem de ya olmazlar ise ile enerjisini düşürürseniz, neler olacağını umuyorsunuz.

Biraz sihir yapalım mı?

1. İsteklerinizin büyük ve yerine getirilmez olduğunu düşünmekten vazgeçin.
2. Tanrı’yı güldürmek isterseniz ona planlarınızdan bahsedin derler. Plan yapar ve hayal kurarken, onun nasıl olacağına dair gerekçeler belirlemeyin.
3. Dilek tutmayı, içtenlik ve samimiyet ile sadece kendinize ait bir şey istemeyi ihmal etmeyin. Birey olarak biricik ve eşsiz olduğunuzu, tüm olayların tanığı olan siz olmaksınız bütün yaratım deneyiminin eksik kalacağını ve çok önemli olduğunuzu unutmayın.
4. Zamana, akışa ve yaratıcıya güvenin. Olması gereken, olması gerektiği zamanda olacaktır.
5. Umutsuzluk, mutsuzluk, çaresizlik gibi enerjileri aktif tutacak ruh hallerinden uzak durun. Bu durum siz onu korudukça enerjisini güçlü tutmaya ve umut içeren her şeyi uzak tutmaya devam edecektir. Bu tutum işaretleri görmenize engel olur.
6. İsteklerinizin gerçekleşmesine dair sınırları, yaratıcı mekanizmanın kendi içsel dengesi içinde koruduğuna inanıyorum. Bu yüzden, isteklerinizi ve miktarlarını yargılamayın. Neyin fazla veya neyin istenemez olduğunu yaşamın akışı içinde görmek için kendinize fırsat tanıyın. Deneyim mucizesinin tanığı olmak için cesaretli olun.
7. Sabır etmeyi tercih edin. Kızgınlık; dileklerinizin gidişatını ve sonuçlarını sadece aleyhinize değiştirir.
8. Yaratıcı mekanizmanın, insani endişeler taşımadığını unutmadan, sonuçları da insansı yöntemler ile olacağına dair beklentinizi beklemeye alın. Mucizeler bizim için..

Sevgilerimle, mutlu bir 2012 geçirmenizi dilerim.
Funda Ceyhan
(Akşam Gazetesindeki köşe yazımda yayınlanmıştır)

Yorum Yaz