SSS

 

-İç mimarlık eğitimi alıp Feng Shui ile tanışmanız nasıl oldu? Neden bu öğreti?

 

Adını Feng Shui olarak koymadığım ancak tamamen aynı alt yapıya sahip bir bakış açısı ile tüm eğitimim boyunca ve öncesinde mekan ile ilgilendim. Türkiye, Feng Shui ile Batı’nın yıllardır adı ile kullandığı bir değer olarak karşılaşmıştır. Ancak o bin yıllardır varlığını sürdüren bir disiplin olarak zaten yaşamaktadır. Dolayısı ile onunla tanışmam, okul yılları öncesinde mekanlar içinde yaşarken deneyimlediğimiz hisler, algılar üzerine yoğunlaşmam ile oldu. Sonrasında mekanın akademik olarak araştırılmasını seçtiğimde, benzer nitelikli değerlerin eğitim içine serpiştirildiğini ancak sonrasında göz ardı edildiğini gördüm. Neden bu öğreti, çünkü Feng Shui maddenin donukluğuna ve onu deneyimleyen insanın aktif yaşamı arasında büyük bir iletişim kurar. Ki mekan insansız ise tanıksız demektir. Tanığı olmayan bir değer gerçek değerini bulamaz.

 

-Şu an ne tür hizmetler veriyorsunuz?

Feng Shui uygulamaları, kişi ya da kurum için ve her hangi büyüklükte bir mekan için yapılabilir. Bir insanın kişisel ve ev içinde ağırlık kazanmış yaşamı ile, kurumlaşmış ve onlarca insanı ilgilendiren yaşamı Feng Shui için aynı derecede önemlidir. İnsan ve mekanın bir araya geldiği her alanda Feng Shui iyileştirici, düzenleyici, ileriye götürücü, refah ve hayat kalitesi arttırıcı tüm etkileri gerçekleştirir. Hizmetlerin bazılarının adını koymak gerekirse, doğru ev ve iş yeri seçimi, iş ve ev de bereket arttırıcı doğru düzenleme ve renk önerileri, rahatsızlık enerjisi ve olumsuz olaylara neden olmuş değerler ortaya çıkmış mekanlarda düzenlemeler,  iyileştirmeler, hastalıklı dönemlerde hastanın veya hastaların iyileşmesini kolaylaştırıcı yerleşim şekilleri önerileri, bebek bekleyen anneler için en iyi bebek odası seçimi, doğru renk kombinasyonları, ruhsal durum bozukluklarında yardımcı olacak renk ve doku seçimleri, para kayıpları veya eve taşındıktan sonra oluşan ani rahatsızlıklara kaynak olabilecek değerlerin tespiti, şirket büyüme aşamalarında, vizyon değişikliklerinde yolu açabilecek çalışmaların mekana uygulanması gibi pek çok hizmet var. Sorunun adı konduktan sonra veya sadece sorunun adını koymak için Feng Shui’den yardım alabilirsiniz.

 

-Yaşanılan mekanların insanlar üzerinde nasıl bir etkisi var?

Mekanlar, insanlar ile buluşana kadar soğuk, ilgiye aç ve yorumsuz alanlardır. Onlara değerini ve duygusal etkileşimleri veren bizleriz. Dolayısı ile bu etkileri üzerimize çekenler de bizler oluruz. İçinde insan yaşamayan mekanlar kime iyi veya kötü gelebilir ki? Bir mekan ile iletişim kurduğunuz zaman mekanın insana teması başlar. Bu temas yersel enerjileri insana sunar. Buluşma anına kadar saklı kalan değerler, insanlar tarafından hissedilmeye ve deneyimlenmeye başlar. Renk, doku ve geometrik plan insan üzerinde gizemli etkilere sahiptir. Nesnel olmaktan çok öznel bir gerçeklik gibi yaşandığı için, diğer kişiye ispatı en zor çalışmalardan biridir. Tarifi zordur. Fakat mekanın insan üzerindeki etkisi yadsınamaz. Bu etkiler ilki ve varlığı inkar edilemez olanı psikolojiktir. Sonrasında diğer etkiler giyinilir, kabul edilir veya görmezden gelinir. Fakat etkinin varlığını yok sayamayız.

 

-Mekan ve Feng Shui arasında nasıl bir bağ var?

Feng Shui Güneş, Ay ve Yeryüzünün göksel ilişkilerini ve bunlara bağlı zaman kalite ve parite dönemlerini takip eder. Mekan yeryüzünün ta kendisidir. Uzay boşluğundaki yolculuğuna devam eden dünyanın göksel döngüler altında aldığı tüm enerjisel etki ve döngüler Feng Shui’yi ilgilendirir. Feng Shui Mekan ile onu yaşayanlar ve mekanın içinde bulunduğu daha büyük mekan ile bağların kalitesini düzenler. Göremediğimiz, fark edemediğimiz değerler yok demek değildir. Onları fark etmekte yetersiz kaldığımız zaman etkilerini yitirmezler. Mekanlar bazen bulundukları yer, toprak enerjileri, elektromanyetik alanlar, radyoaktivite gibi sorunlar yaratabilecekleri gibi, içlerinde yaşanan olaylar nedeni ile çözülmüş olumsuz enerjilerin yüklerini taşırlar. Bunların hepsi birleşince, içinde yaşayacağımız mekana uyum sağlamadan önce ufak bir uyum süreci yaşamak zorunluluğumuz doğar. Bunu sağlamak için İçmimari çalışmaların arasına Feng Shui katılır ve adımlara destek olur. Kişi, nerede nasıl ve ne şekilde yaşaması gerektiğini bu çalışma ile net bir şekilde görebilir. Seçim ona aittir. Her iki şekilde de, yani önerileri seçse de , seçmese de seçimin sonuçlarına katlanmak onun seçimidir.

 

-Feng Shui ile dekorasyonun felsefesi nedir?

Öncelikle ifade etmek gereken önemli bazı şeyler var. Dekorasyon’un ne olduğunu anlamak gerekli. Çoğu yerde bir mekanı veya benzeri bir yeri süslemek olarak geçmekte. Bir diğer açıklama ise, mekan içinde, doku, renk, ışık ve benzeri enstrümanlar ile mekan yaratmak. Bu veya benzeri pek çok açıklama içine Feng Shui’yi kattığınız zaman, eşlikçi olmaktan çok , kural koyan olduğunu iyi anlamak gerekli. Hisleriniz, arzularınız, egolarınız, beklentileriniz, modalar, kayınvalide veya kardeş ısrarları ile bir mekanda milyonlarca çeşit atmosfer yaratabilirsiniz. Fakat amaç sorusunu yanıtlamak gereklidir. Feng Shui, hayatının iplerini elinde tutan insanı yaratır. Kontrolsüz güç tehlikelidir. Oysa bizler mekanlarda fark etmediğimiz pek çok güç ile bir arada yaşarız. Onları kontrol etmek aklımıza gelmez. Sessiz sedasız var olduklarını düşünürüz. Oysa, hiç de sessiz değillerdir. İçten içe hayatımıza etkide bulunmaya devam ederler. Bu nedenle, ben bazen buna kontrol bazen göz altında tutmak diyorum, içinde bulunduğumuz mekanın sahip olduklarını önceden tanımlamak ve içinde yaşamadan önce onlara ne yöne gitmeleri gerektiğini söylemek gereklidir. Feng Shui ile dekorasyon, başkaları Çin işi, Japon işi dekorasyon veya enerji mimarisi dese de, ne tek başına o, ne tek başına budur. Feng Shui büyük bir yaşam felsefenin sadece görünen küçük bir ucudur. İnsana naif ve “yeteri kadar” sahip olmak ile yaşamanın kurallarını anlatırken, ve nasıl var olunması gerektiğinin önerilerinde bulunur.

 

-Amaçları neler? İnsanlara ne gibi yararları var?

Amaçlarının maddeleri saymak ile bitmez. İnsanlara yararları da zaten maddeler içinde gizlidir. Size bazı önemlilerini aktarmaya çalışayım.

 

*Kişiyi doğru mekan ile buluşturmak,

*Doğru mekanı, doğru kişi ile buluşturmak

*Doğa döngülerine göre olmak üzere, insanı yaşadığı dünyanın kanunları ile uyumlu hale getirmek,

*Verim alınacak, aktif “ Yang “ ve ölü enerjilerin var olduğu “Yin” alanları ayırmak ve yaşam filizlendirmek için önerilerde bulunmak

*Tüm insanları ilgilendiren, sosyal alanlarda ortak amaca hizmet eden doğru şekil,doku,ışık,renk uygulamalarını bir araya getirmek

*Bireyin evindeki düzenleme önerileri ile, bireyin bulunduğu ev dışında hayatının geri kalanına ne kadar etkide bulunduğunu göstermek ve bunun kontrol panelini ona hediye etmek

*Para denilen dünyasal değerin, kişinin refah seviyesini arttırmak adına nasıl daha iyi kullanılabileceğini öğretmek ve göstermek, deneyimletmek,

*Sağlıklı yaşam alanları yaratarak, kişiye hastalıktan uzak yaşam birimleri sunmak..

*Ölü enerjilerin ve hatta mezarların nerelerde bulunması gerektiğini göstermek….. v.s…. böylece gider.

 

Bunların sınırı yok…. Fakat içlerindeki felsefelerin her biri kitap olur..

 

- Bu öğretiye göre dekorasyon yapmanın ana prensipleri ve incelikleri neler?

Prensipler, mekanın nerede olduğuna, ne yöne baktığına ( pusula yönü ), bu mekanda yaşayacak kişilerin sayısına ve onların önemsediğimiz ve dekorasyon ile ilgisi olacak bazı özelliklerinin doğru şekilde bir araya gelmesine, tüm bunların hangi zamanda gerçekleştiğine ve ne kadar süreklilik kazanabileceğine bağlı. Tabii bu değerlerinde sınırı yok. Feng Shui’de seçilen evler, mekanlar, iş yerleri boş bir tabak gibidir. Ona ne yemek koyduğunuza bağlıdır. Tabak dümdüzdür ve siz çorba dökmeye çalışırsınız. Ne çorba yerinde durur, ne siz ondan bir yudum nasibinizi alırsınız. Tabak mekandır, içindeki yemek de sizsinizdir. Bu karşılıklı bir etkileşimdir. Birbirisiz olamazlar.

 

-Feng Shui ile ne tür değişik dekorasyon konseptleri uygulanabilir?

Feng Shui doğru bir amaca hizmet için, bir mekanı düzenler. Bunun için sınırsız sayıda ve şekilde renk, ışık, doku ve ses kullanır. Fakat eğer bir mekan boş iken ele alınıp bir moda kurbanı olmadan düzenleme şansı elde edilir ise, gerçek Feng Shui’nin önerdiği, Japonların kağıt kapılı odalarındaki boş ve naif görüntü gibi sadece “yeteri kadar” sahip olmak adına şekillendirmektir. Bunun sınırları da mekanı kullanacak kişi ile birlikte değerlendirilmelidir.  Feng Shui yaşamı, bizim onu ciddiye aldığımızdan daha fazla ciddiye alır. Egolarımızdan, yoğun ve sonu gelmez beklentilerimizden bizi sıyırıp, daha berrak bir yaşam önerisine sahiptir. Mekanı bu konsept ile şekillendirmek ister. Bunun dışına çıktığınız her an zaten o bozulmanın farkındadır. Feng Shui uygulamak, bu sınırları ne kadar aştığımızı da bize gösterir. Bir mekan alındıktan sonra, bir şeyler hayatta ters gitmeye başladı ise, mekan bize büyük bir göstergedir. Köşe bucak neyi yanlış yaptığımızı anlamamız gereklidir.

 

-Dekorasyonu aşama aşmama anlatır mısınız?

  • Yönlerin önemi / odaların konumlandırılması

Yönler ev için ayrı, kişiler için ayrı ayrı değerlendirilir. Eğer mekanın iç düzeni belli değil ise, çizilecek yol, kişinin doğum sayısı olan bizim “Ming Gua” dediğimiz sayısına göre belirlenir. Ve hangi yönde ne odası olması gerektiği önerilir. Fakat mekan zaten parçalanmış ve çoktan odalar belli yerlere atanmış ise, bu odalarda hangi eylemlerin gerçekleşebileceğinin sınırları belirlenir. Bir de evin, olmasını istediği ve önerdiği yönler bulunmaktadır. Bu da evin oturduğu ve baktığı yöne göre belirlenir.

  • Mobilyaların seçimi

Mobilyalar, üstte saydığım kriterler gerçekleştikten sonra, model, renk, doku ve element olarak belirlenir. Yani yapılması gerekli en son seçim, mobilyalar ve sonrasında aksesuarlardır.

  • Aksesuarların seçimi

Aksesuarlar, dekorasyonun en mühim noktalarıdır. Asla göz ardı edilmemelidir. Son seçilen olmaları, önemsiz olmaları anlamına gelmez. Tam tersi, baştan asla belirlenemeyecek şeylerdir. Her şey, tüm tema, tüm amaç ve aracı olacak ana enstrümanlar belirlendikten sonra, en son noktayı koymak için kullanılacak olan değerlerdir. Bu da pastanın üzerindeki krema gibidir. Kremasız bir pasta olamayacağını biliriz. Bir keki bir pastaya çevirmenin incelikleri vardır. Bilirsiniz bazen krema bırakınız yenesi, bakılası bile değildir. Bazen başınızı çevirir ve onu asla yiyemeyeceğinizi düşündürür. Bazısı ise, lezzetini bir kenara bırakırsanız ( sürpriz olabilir ) ama onu yemek için can atarsınız. Aksesuarlar da bir mekanı şenlendiren ve son noktayı koyan önemli değerlerdendir.

 

  • Kullanılacak renkler

Renkler elementlere göre ve kişinin beklentisi olan konu ile ilgili olacak psikolojik değere göre değişir. Ana renklerimiz olan Kırmızı, Mavi ve Sarı tüm renkleri oluşturan renklerdir. Bu renklerin çeşitli oranlarda karışımı diğer renkleri oluşturur. Bu yüzden biz bu 3 renge ana renkler diyoruz. Önemli olan diğer tüm renklerin ve ana renklerin renk doygunluk oranları ve hangi dokuda, hangi materyal üzerinde kullanıldıklarıdır.

 

Renklerde, birincil, ikincil ve üçüncül renkler vardır. Daha sonrasında her renk de, yoğunluk, şeffaflık ve gölge etkilerine göre yeniden değerlendirilmelidir. Aşırı renk doygunluğu sadece bir renge özel değildir. Tüm renkler kendisini oluşturan renk değerini yoğun olarak gösterebilirler. Bu yoğunluk hafifletilebilir, soft renkler ve uçuk tonlar elde edilebilir.

 

Uçuk ve renk doygunluğu az olan renkleri, daha çok mekanları büyük göstermek için küçük mekanlarda, az ışık alan yerlerde, yatak odalarında kullanmayı tercih ediyoruz. Tabii hepsinin ayrı bir sebebi var. Renk ne kadar baskın olursa, kendi gibi baskın olan diğer renk ile yarışır. Bunları engellemek için uygun biraradalığın keyfini yakalamak tecrübe işidir.

 

Renkler insanları nasıl etkiliyor?

Renkler psikolojik değerlerdir. Görsel olarak ilk temas kurulduğu zaman, insanın önkoşulları, bilinçaltı dürtüleri, süper egosu karmaşık bir sinyal gönderir. Hepsinin kombinasyonu bir hissel duruma neden olur. Bu durum sizde sıkça duygusal olarak ifade edilen bir değere dönüşür. Bunları tarif etmek için çeşitli tarifler kullanırız. Nefret ederiz, bayılırız, çekiliriz, itiliriz… En önemli tarifler, heyecanlanmak, hüzünlenmek, neşelenmek, soğumak ve ısınmaktır. Özellikle bu değerler insanın yaşamında en önemli beklentilerini bize sunar. Renklerin insanın çevresinden beklentisi ile doğrudan bağlantısı vardır. Renkler aracılığı ile hayattan ne beklediğini, istediğini veya umduğunu kendine ve çevresine duyurur. Renkler sadece duygusal değil elbette. Bu ilk etkiden sonra, varlığımızı sürdürürken verimliliğimiz için de önemli bir kriterdirler. Tamamen simsiyah bir odada çalışan bir asistanın, eşyalar dahil her yerin kıpkırmızı olduğu bir odada yaşayan çocuğun,her yerin siyah beyaz kareli olduğu bir yerde yatan bir hastanın nasıl bir süreç geçirmesini beklersiniz. Karakterimiz, seçimlerimiz ve sürekliliğimiz üzerinde büyük etkileri olan renklerden her kişi farklı bir renk bunu sağlar.

 

Hangi mekana hangi renkleri tavsiye ediyorsunuz?

Mekanın nerede olduğuna, ne amaç için yapıldığına ve ne kadar ışık aldığına bağlı olarak renk seçiyorum. Salon her rengi kaldırır ve insanın en dışa dönük sahalarından biri olduğu için kişinin beğeni ve beklentilerine göre her türlü olabilir. Fakat bu bölüm Feng Shui açısından olumsuz temalı bir bölüme geliyorsa, renklerin doygunluklarında iyileştirme yapmak gereklidir. Mutfak, yine evin hangi element gerektiren bölümünde olduğuna bağlıdır. Her mekan gibi mutfakta da pek çok renk kullanılır. Burada renkten çok , ışığın miktarı önemlidir. En kötü kahverengiyi bile, ışık ile mucizeye çevirebilirsiniz. Bu yüzden, ışık miktarı normal boyutlarda ise, evin bireylerinin kilolarını da göz önüne alarak daha mavili ve krem tonlara gidilebilir. Kilolu kişilerin evlerinde mutfakta bulunan kırmızı ve turuncu olan her şey yemeğe olan ilgiyi arttırır. Bu kişilerin evlerinde renkler risk grubundadır. Dikkatle hareket etmek gereklidir. Yatak odalarını, lila, krem,beyez,ekru ile değerlendirebilirsiniz. Fakat işin içine elementler girerse yatak odasının evlilik köşesinde olması halinde onu kırmızılar ile destekleyebilirken, kuzeyde ise, biraz beyazın hiçbir zararı olmayacaktır. Doğuda bir yatak odası, ışığı erken saatlerde alır, perde sorununu hallettikten sonra doğunun elementi ağacı desteklemek için suyun rengi maviyi kullanmanızda hiçbir sakınca yoktur. Yani mekan renkleri seçilirken pek çok değişkenin bir arada değerlendirilmesi gereklidir. Hiçbir renk kullanılmaz değildir. Rengin seçileceği mekanın Feng Shuiye göre hangi yönde olduğuna göre bir element dengesi kurulur ve ona göre renk belirleriz.

 

-Trendlerin Feng Shui ile dekorasyona etkileri oluyor mu? Neler?

Bunlar kişisel tercihlerdir. Victor Hugo, “Moda eserlere mimari akım değişkenliğinden daha büyük zarar vermiştir” demektedir. Sürekli değişkenlik gösteren seçim kriterlerinin Feng Shui ile bağı olamaz. Sadece kişiler bazı renklere daha fazla çekilebilir ve kendilerini o renkler ve bazı mobilya modelleri ile daha rahat hissedecekleri ön koşuluna sahip olabilirler. Bunlar ile birlikte, Feng Shuinin önerilerini harmanlarsanız, hiçbir sorun yaşamazsınız.

-Evi tamamladıktan sonra, ilerleyen yıllarda ne gibi değişiklikler yapılabilir?

Her yıl, transit göksel hareketlere göre değişim gerekliliğine bir bakmak gereklidir. Zaten mekan ilk adımında bu değişimi hangi yıllarda yaşayacağını bize söyler. Grand Duke, Yellow Star gibi bizim bazı değişkenlerimiz var. Bu göksel süreçlerin dekorasyon sırasında bizi yönlendirdiği yönler olmakta. Bunlara dikkat etmek sureti ile, renk ve eşya yerlerinin değişmesi söz konusu olabilir.

 

 

 

FACEBOOK GRUBUMUZ

"FUNDA CEYHAN İLE HAYATA DAİR" facebook grubuma katılmanız için grubun isminin üzerine tıklayınız.. Hepinizi bekliyorum..

Arşivler